BÖLÜM 1e bir

 

          Siyah bir köpek havuzun yanında ki kuşları kovalayıp eğleniyor. Oyun alanında yere düşen küçük bir kız çocuğu annesinin adını haykırıyor. Yan masamda oturan genç çift, yaklaşık iki saattir sürdürdükleri tartışmayı bitirmiş şakalaşıyorlardı. Hava ise şehirde ki kaostan habersiz muhteşemdi. Her zaman ki gibi sıcak ve ışıl ışıl. Bazıları çimenlere yatmış güneşleniyorlardı. Sanki daha önce hiç güneç görmemiş gibi eğlenip, güzelleşmekten bahsediyorlardı.  Zaten bütün bir yıl boyunca kavuru sıcakla uğraşıyoruz. Herkesin teni esmer. İnsanların gözleri arada farklı renkler arasada bu duruma alıştık. 

          Okulda aldığım derslerde öğrendiğime göre eski gezegende çeşitli mevsimler yaşanırmış. Kış dedikleri bir mevsimde; yağmur, kar dökülürmüş bulutlardan. İnsanlar okadar üşürmüşler ki kat kat giyinirlermiş. Hayvanlar bile dayanamazmış bu soğuğa-soğukta yaşamayı sevenler hariç tabi. Birde sıcağın ve soğuğun aynı anda hüküm sürdüğü İlkbahar  ve Sonbahar varmış. Bu mevsimler de gökyüzünden yağmur düşerken insanlar terlermiş. Soğuk rüzgarların estiği tepelerde beyaz papatyalar açarmış. Bunların aksine bizim gezegenimizde yaşanılan tek şey sıcak. Hatta çoğu zaman nefes almayı zorlaştıracak kadar kavuran sıcak! Aslında eski gezegene karşı içinde bulunduğum merak duygusu mevsimlerden çok öte. İşte bu yüzden de, üniversitede "Eski gezegen tarihi ve insanlık" bölümünü kazandım. 

          Her nekadar ailem bu isteğime karşı çıksalarda bir süre sonra kararlılığım sebebiyle bana boyun eğmek zorunda kaldılar. Babama kalsa onun gibi bir hayvan bilimci, anneme göre de tam bir doktordum. Tabi bu arada ağabeyimin zırvalıklarını söylemiyorum bile. Sonuçta istediğim bölümü kazandım ve okuyorum. Okul eski gezegene olan merakımı tam olarak tatmin etmesede idare ediyorum. Ya da idare etmek zorunda kaldığımı hissediyorum. Bu korkunç bir duygu...

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !